Sessiz bir dil: İşaret Dili - Blog - Meraklısı İçin
Sessiz bir dil: İşaret Dili

Sessiz bir dil: İşaret Dili

Karşılaştığımız birkaç İşaret Dili Eğitimi üzerine bu konuyla ilgili araştırma yapmaya başladık. Çıkış noktamız ve aklımızdan çıkmayan soru ise; "Hiçbir engelim yokken neden işaret dili öğreneyim ki?" oldu. Bu konuyla ilgili sizleri biraz meraklandırabilmek, aydınlatmak ve öğrenmeye teşvik etmek için bu yazıyı hazırladık.

İşaret Dili derin ve dallı budaklı bir konu. Engellerden, istatistiklerden, psikolojiden, devlet politikalarından ve tabi ki iletişimden bahsetmeden sadede gelmek zor. Ama öncelikle İşaret Dili nedir, bunu açıklayarak başlayalım.

İşaret Dili nedir?

İşaret Dili işitme veya konuşma engellilerin aralarında iletişim kurabilmek için el hareketlerini, yüz mimiklerini ve bir bütün olarak vücut dilini kullanarak oluşturdukları sessiz, görsel bir dil.

Artık bilinçlendikçe yavaş yavaş azalan bir yanlış kanı ise İşaret Dili'nin evrensel olduğu. Dünyanın neresinde kimle olursa olsun iletişim kurabileceğimiz evrensel bir dil iyi olurdu, ancak İşaret Dili bu tanıma uymuyor. Ülkeden ülkeye değişen İşaret Dili'nin bölgelere göre farklılık gösteren aksan ve lehçeleri bile var. Ayrıca, Türk İşaret Dili ve Türkçe'nin gramer yapısı olarak birbirinden farklı iki dil olduğunu belirtmek gerekiyor.

Günümüzde Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kullanılan İşaret Dili ise kökeni 16. ve 17. yüzyıllarda Osmanlı Devleti'ne uzanan Türk İşaret Dili, kısaca TİD. Tarihi oldukça eskiye dayanan TİD'nin Osmanlı mahkemelerinde bu dilin kullanıldığına dair bilgiler var. İlk işitme engelliler okulu yine Osmanlı döneminde II. Abdülhamit tarafından 1902'de kurulan Yıldız Sağırlar Okulu'dur ve günümüz TİD'nin temelinin burada atıldığı tahmin edilmektedir. İşaret Dili görsel bir dil olduğu için yazılı tarihte yaygın olarak kayıt altına alınmamıştır.

İşaret Dili ne değildir?

İşaret Dili sözcük, deyim ve düşüncelerin el, yüz ve beden hareketleriyle karşılığının ifade edildiği bir iletişim yöntemidir. İşaret dili yazılı olarak kullandığımız sembollerin, yani harf şekillerinin parmaklar aracılığıyla gösterilmesi ve bunu peşpeşe yaparak bir sözcük ifade etmek değildir. Bu yönteme parmakla heceleme denir ve işaret dilinin sadece bir bölümünü oluşturur. İşaret Dili parmak hecelemesinden ibaret değildir.

İşaret Dili pandomim gibi bir sözsüz tiyatro değildir.

İşaret Dili sadece el ve kol hareketlerinden oluşmaz. Mimik, yani yüz ifadesi, ve beden hareketleri de bu dilin bir parçası.

Rakamlarla Engelliler

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10'unu engelli bireyler oluşturuyor. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından Devlet İstatistik Enstitüsü'ne yaptırılan "Türkiye Özürlüler Araştırması" ise Türkiye nüfusunun yüzde 12'sinin engelli olduğunu belirtiyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2000 yılı verilerine göre Türkiye'de 89.043 kişi (53.543'ü erkek, 35.500'ü kadın) konuşma engelli. Kısacası rakamlar azımsanacak gibi değil.

Empati Kurmak: İşaret Dili ve İnsan Hakları

En başta belirttiğimiz gibi, bu yazının amacı işaret dili eğitiminin gerekliliği konusunda aydınlanmak. Ne nedir açıkladıktan, rakamlardan bahsettikten sonra iş empati kurmaya kalıyor. Çünkü "Neden işaret dili öğrenmeliyim?" sorusunun cevabı burada saklı.

İşitme engelli birçok kişi insanlarla iletişim kurabilmek için oldukça fazla efor sarfediyorlar. Tedaviler, terapiler, tıbbın imkanları haricinde de verilen bir çaba söz konusu. En basiti, dudak okuyorlar. Dudak okumak için dikkat kesilip ve bir diyaloğun başlayabilmesinin ilk adımını, yani anlatılanı anlamak için harcanan çabadan söz ediyoruz. Halbuki herhangi bir engeli olmayanlar sadece duyuyorlar. Bunun için çoğu zaman ayrıca bir çaba sarfetmeye gerek kalmıyor.
Engelliler engelsizler ile iletişim kurmak için uğraşırken, engelsizler ne yapıyor? Örneğin, bir engellinin aklına gelmez mi hiç neden engelsizlerin işaret dili öğrenmeyip, engellilerin onları anlayabileceği bir şekilde iletişim kurmadığı? Neden bu çaba tek taraflı kalıyor?

İşaret Dili bu kadar önemli gerçekten. İşitme engellilerin karşılaştığı birçok sorunun temelinde engelsiz insanların onlarla iletişim kuramaması yatıyor. Çünkü aslında onlar engellerini aşabiliyorlar İşaret Dilinde konuşarak. Sadece engelsiz insanlar bu dili bilmediği için karşılıklı iletişim kurulamıyor. Bu durum işitme engellilerin istihdam, eğitim, sağlık, sosyalleşme, ifade ve düşünce özgürlüğü gibi en temel insan haklarına erişimini engelliyor. Engelliler bu sorunlarını İşitme Engelliler Derneği tarafından düzenlenen Engelli Türkiye Altın Kaktüs Ödülleri ile ifade ediyorlar. 1 Aralık 2013'te dağıtılan ödüller bakın kimlere gitmiş;

  • En Cimri Sigorta Bütçesi Dalında Altın Kaktüs Ödülü: Protezlerde ve pillerde ara farklar ile SGK, Çalışma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı'na
  • En Pahalı Sağlık Hizmeti Dalında Altın Kaktüs Ödülü: Koklear implant ameliyatında ilave 3000 TL öğretim üyesi farkı çıkarmaları ile SGK ve Sağlık Bakanlığı'na
  • En Çok Eleman Sıkıntısı Dalında Altın Kaktüs Ödülü: İşitme Engelliler Öğretmeni, Konuşma Terapisti, Odyolog yetiştirilmemesi, kontenjan yetersizliği ile YÖK ve MEB'na
  • En Çileli İletişim Hizmeti Dalında Altın Kaktüs Ödülü: Telefonda anlamayan işitmen engelliler için kamu bakanlık web sitelerinde e-posta adresi konulmaması ile Ulaşım ve Habercilik Bakanlığı'na
  • En Duyarsız Hizmet Dalında Altın Kaktüs Ödülü: Televizyonda ve sinemada Türkçe altyazı mecburiyeti getirmemesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na
  • En Çok Engel Koyanlar Dalında Altın Kaktüs Ödülü: İşitme engellilerin yasalaşmasını beklediği yasa tekliflerini 1.5 yıldır halen yasalaştıramayan TBMM Komisyonları ve milletvekillerine

İşitme engellilerin hayatındaki asıl engel, engelsizlerin İşaret Dilini kullanamıyor oluşu olabilir mi? Engelliler değil, engelsizler duymuyor olabilir mi? Pekala olabilir. Çünkü aslında ortada bir engel değil, bir dil ayrılığı var. İşitme engellilerin ana dili İşaret Dili, engelsizlerinki ise Türkçe. Yani işitme engellilerin sorunlarından bahsederken anadilde hizmet alma ve iletişim kurma haklarının teslim edilmeyişinden bahsediyoruz.

Peki, engelsizler ne yapabilir?

Tıbbi çözümler var tabi ki, kısmen de olsa. İşitme cihazı ve koklear implant denen yöntemler ile işitme engellerinin azaltılması mümkün. Ancak bu konudaki sorun memleketin sigorta sisteminin tıp ve teknoloji ilerlemelerinin gerisinde kalması. Sigortalar bu aletlerin masraflarının sadece küçük bir bölümünü karşılıyor ve bunlar pahalı aletler. Yani çözümlere ulaşmak zor. Bu konuda düzenlenen yardım kampanyaları takip edilebilir veya bağışlarda bulunulabilir.

Maddi imkanları bir kenara bırakıp yazımızın çıkış noktasına geri dönecek olursak devreye iletişim kurabilmek için yapabileceklerimiz giriyor. İşaret Dili kullanamıyor bile olsak işitme engellilerin karşılarındaki kişiyi anlamasını kolaylaştırabiliriz. Örneğin;

  • İşitme engelli biriyle konuşurken kendisiyle konuşulduğunu farketmesi sağlanabilir. Elinizle işaret edebilir veya hafifçe omzuna dokunup size dönmesini sağlayabilirsiniz.
  • Engelli kişiye nasıl iletişim kurmak istediğinin sorulmasında fayda var. Dudak okumayı tercih ediyor ve yavaş konuşmanız gerekiyor olabilir. Veya yazarak iletişim kurmak isteyebilir.
  • Göz kontağı kurmak karşılıklı anlaşmayı kolaylaştırabilir.
  • Dudak okumaya çalışan bir engelli ile iletişim halindeyseniz yüzünüzün ışık aldığından ve konuşurken dudaklarınızın görünürlüğünden emin olun.

Bu noktada da iş biraz hepimize düşüyor. Aramızdaki engel ses. Bu engeli kaldırmanın ve iletişim kurabilmenin yolu ise işaret dili. İşaret dili ise engelsiz insanlar için bir "yabancı dil". İşaret dili öğrenmek için gereken motivasyon empati kurmaktan, sağduyulu davranmaktan ve engellilerin engelsizler ile iletişim kurmak için harcadığı çabayı karşılıksız bırakmamaktan geçiyor.

Birçok kurum ücretsiz İşaret Dili eğitimleri düzenliyor. Bunlardan birkaçı; Halk Eğitim Merkezleri, İSMEK şubeleri, belediyeler (örneğin; İBB Engelliler Müdürlüğü). İşaret Dili öğrendikten sonra İşaret Dili tercümanlığı da yapabilirsiniz.

Tüm bunların dışında bildiklerinizi çevrenizdeki insanlarla paylaşabilir ve bilinç uyandırabilirsiniz.

Ecem Cennet Sarıgül
Meraklısı İçin

37387 kez okundu.

Son Blog Yazıları

Scrapbooking'i Keşfedin

Scrapbooking'i Keşfedin

Scrapbooking'in tam anlamını açıklayacak olursak; kişiye çeşitli kaynaklardan gelen çeşitli bilgi ve materyalleri ya da kişinin anılarını, geçmişini toplama ve organize etme biçimi diyebiliriz.

10.07.2017
1 Yaş Doğum Günü Partisi İçin Öneriler

1 Yaş Doğum Günü Partisi İçin Öneriler

Bebeğiniz artık 1 yaşında ve şimdi parti zamanı! :) Anneler için ilk yıl zaman çok çabuk geçer ve bu nedenle bebeğinin 1 yaş günü partisi çok daha özel olur.

14.06.2017
Düğün Davetlileri İçin El Yapımı Hediyelik Önerileri

Düğün Davetlileri İçin El Yapımı Hediyelik Önerileri

Hayalinizdeki vintage ve doğal düğün konseptlerine yakışacak, kolayca ve uygun fiyata kendiniz hazırlayabileceğiniz hediyelik önerilerimiz var. Bakalım beğenecek misiniz :)

01.06.2017
Lucid Rüya - Bilinçli Rüya Deneyimi

Lucid Rüya - Bilinçli Rüya Deneyimi

Lucid dream (aklı başında/bilinçli rüya) görme, adından da anlaşılabileceği gibi rüyalarınızı bilinçli olarak gözlemleme ve / veya kontrol etme becerisidir. Rüyalarınızı rüyada olduğunuzu bilerek ve yaşadığınız her şeyi gerçek gibi hissettiğinizi bir anlık düşünün, şahane bir şey olurdu değil mi?

26.05.2017
Venedik Hakkında İlginç Detaylar

Venedik Hakkında İlginç Detaylar

Köprüleriyle, kanallarıyla, maskeleriyle ve tarihi dokusuyla zaman içinde romantizmin temsili haline gelen Venedik hakkında pek bilinmeyen detaylar.

16.05.2017
Youtube'da İzleyici Kitlesi Oluşturma

Youtube'da İzleyici Kitlesi Oluşturma

Vlogunuzu YouTube'da yayınlamaya hazır mısınız? Bir YouTube kanalı başlatmak ve buna devam etmek hem eğlenceli hem de kârlı olabilir. Kaliteli YouTube videoları oluşturmak ve etkileşim halinde olan izleyici kitlesi oluşturmak istiyorsanız, biraz planlama, uygulama ve pazarlama yapmanız gerekli. Yazımızda bahsedeceğimiz ipuçlarını ve teknikleri takip ederseniz, vloggerlık kariyerinizi başarıya götürebilirsiniz.

28.04.2017
Vloggerlık Nedir? Nereden Başlanmalı?

Vloggerlık Nedir? Nereden Başlanmalı?

Eğer hala video içeriği oluşturmak için bir şeyler yapmıyorsanız, muhteşem bir fırsatı kaçırıyorsunuz demektir. Video kullanan bloggerlar büyük bir kitleyi cezbetmek ve kendilerini rakiplerinden ayırmak için önemli bir avantaja sahip oluyor. Videolar sayesinde takipçileri ile çok daha samimi ve gerçekçi bir iletişim kurabiliyorlar.

18.04.2017
Eğlenceli Pop-up Kartlar

Eğlenceli Pop-up Kartlar

Zaman zaman masal kitaplarında ya da davetiye ve tebrik kartlarında pop-up resimli sayfalara rastlamışsınızdır. Yaşımız kaç olursa olsun böyle 3 boyutlu bir tasarım ile karşılaştığımız zaman hoşumuza gider ve yüzümüzü gülümsetir. Bu yazımızda bir pop-up kitabı da, basit bir kartı da nasıl oluşturacağınızı anlatacağız.

11.04.2017
Mutfakta Organik Boya Üretimi

Mutfakta Organik Boya Üretimi

Evdeki malzemelerimizle üretebileceğimiz neler var neler.. Şimdi bunlara bir yenisini daha ekliyoruz; organik, soft renkli, doğal mı doğal boyalar. Aldığınız portakallar çürük çıktı veya dolapta yumuşadıysa, ıspanaklarınız pancarlarınız dolapta çok beklediyse sakın çöpe atmayın! Pek de sağlıklı bulmadığımız gıda boyalarının yerine, işte size organik gıda boyası malzemesi :)

06.04.2017
Dekorasyonda Beton Trendi

Dekorasyonda Beton Trendi

Dekorasyon trendlerinde uzun bir süredir doğal malzemeler ön plana çıkıyor. Ahşap kasalar, paletler, metal plakalar derken şimdi de beton brütler ve saksılar sardı dört bir yanımızı.

30.03.2017

Önceki blog yazıları

İlginizi çekebilir
Teraryum Atölyesi

Teraryum Atölyesi

İstanbul Çiçek Akademi, gündelik hayatın koşuşturmacasına bir mola vermek isteyen meraklıları, Teraryum ile tanışmaya davet ediyor. Teraryum atölyesi Bostancı'da.
220 TL