Koşmak ya da koşmamak? Hem de çıplak ayak?! - Blog - Meraklısı İçin
Koşmak ya da koşmamak? Hem de çıplak ayak?!

Koşmak ya da koşmamak? Hem de çıplak ayak?!

Son zamanlarda etrafta çıplak ayakla koşu yapan insanlar gördünüz mü? Tam techizat koşuya çıkıp ayakkabılarını evde unutmuş olamazlar ya... İnsan düşünmeden edemiyor, neden çıplak ayak koşuyorlar? 

Çıplak ayak koşu yapanlarla daha önce karşılaşmadıysanız bile, koşu ayakkabılarındaki giderek yaygınlaşan tasarım değişimini farketmiş olabilirsiniz. Minimalist koşu minimalist ayakkabılarayakkabıları her yerde. Tüm o havalı, destekli, yastıklı, yumuşacık, konforlu ve ayağı yerden kesen tabanlar gidiyor, yerlerine zemini daha fazla hissetmenizi sağlayan, geniş kalıplı, incecik tabanlı ayakkabılar geliyor. Tasarımların iddiası ise çıplak ayak koşuyormuş hissi yaratmaları.

Aşina olduğumuz koşu tarzı, yani ayakkabılarla yapılan koşu için bile göz önünde bulundurması gereken bunca etken, sakatlanmaları önlemek için pek çok yöntem varken, bir de çıplak ayak koşuyu düşünün. Onca zahmetin bir nedeni olmalı, değil mi?

Popülerliği artan diğer pek çok şeyde olduğu gibi, çıplak ayak koşunun fanatik savunucuları ve şiddetle karşı çıkanları var. Her uzman başka birşey söylüyor. Yine de şöyle bir gerçek var ki, uzun yıllar maratonlarda birinci çıkan Afrikalı sporcuların çoğunun bir çıplak ayak koşu geçmişi var.

Koşu meraklılarına tanıdık gelebilir; çıplak ayak koşu gündeme geldiğinde bahsedilmeden geçilemeyecek bir isim var: Abebe Bikila. Kendisi 18 yaşındayken, 1960 abebe bikilaRoma Olimpiyatı'nı çıplak ayak koşup altın madalya almış. Bir rivayete göre sponsorların elinde Abebe'nin numarasında ayakkabı kalmadığı için çıplak ayak koşmuş. Bir başka söylenti ise Abebe'nin sponsor tarafından temin edilen ayakkabılarla rahat koşamadığı ve çıplak ayak koşmayı tercih ettiği yönünde. Diğer taraftan, Abebe Bikila'nın antrenmanlarını çıplak ayak yaptığı biliniyor. Buraya kadar bir sorun yok... Ancak Abebe 4 yıl sonra Tokyo Olimpiyatı'nda ayakkabılarla koşarak rekor kırmış ve yine altın madalyayı kapmış.

Daha da geriye gidecek olursak, iki ayağı üzerinde durabilmesi sebebiyle maymun ve benzeri hayvanlardan ayrılan insanoğlunun koşu ile olan ilişkisi spor ayakkabılarından öncesine dayanıyor elbette. Koşu serüvenimizin %99'u ayakkabısız geçmiş. Harvard Üniversitesi'nde evrimsel insan biyolojisi alanında çalışan Profesör Daniel E. Lieberman yaptığı araştırmalar ve incelediği insansı fosiller sonucunda insan anatomisinin uzun mesafe koşmaya adapte olacak şekilde evrimleştiğini öne sürüyor. Yontma taş devrinde Afrika savanalarında hayvan avlamak için uzun mesafe koşabilme becerisi geliştiren insanlar, avlamak istedikleri hayvanları (özellikle geyikleri) kovalar, uzun süre kaçmaktan ve sıcaktan yorulup kalbi durduğunda yakalayarak beslenirlermiş. 1970Lerde kalın tabanlı spor ayakkabılar üretilmeye başlayınca mertlik hepten bozulmaya başlamış.

çıplak ayak koşu Milyonlarca yıl çıplak ayak koşan ve bu şekilde evrimleşen insanoğlu spor ayakkabılarla tanışınca arızalar açığa çıkmaya başlamış. Özellikle kalın tabanlı, destekli, yastıklı koşu ayakkabıları spor sakatlanmalarını en aza indirdiği iddiasıyla pazarlanıyor olsa da, bazı araştırma sonuçları bu durumun tam tersini iddia ediyor ve hatta sakatlıklardan bu tip ayakkabıları sorumlu tutuyor. İstatistiki verilere dayanarak varılan sonuçlara göre, koşucuların %20'si yılda en az bir kez sakatlık geçiriyor.
 
Lieberman bu durumun nedenini modern ayakkabıların ayakları güçsüz bırakması ve bu ayakkabıların ayakların fazla kıvrılmasına neden oluşu ile açıklıyor. Üstelik çıplak ayak koşmanın sadece koşucularda görülen spor sakatlıklarını önlemeyeceğini, daha verimli yapılan egzersiz sonucunda damar tıkanıklığı, diyabet ve kalp yetmezliği gibi pek çok kritik sağlık sorununu da engelleyeceğini savunuyor.

Uzun zamandır ayakkabılar ile spor yapmaya alışkın olan insanlar, aniden çıplak ayak koşmaya başladığında ister istemez pek çok sakatlanma söz konusu olabiliyor. Yastıklı ayakkabılara alışkın zayıf düşmüş ayakların koşarken kalıcı bir topuk vurma huyu edindikleri ancak sakatlanmalar sonucunda gün gibi ortaya çıkıyor. Ayakkabıya alışarak evrilen ayak yapısını gözardı eden sporcular ın minimalist ayakkabılara veya çıplak ayak koşuya yapacakları ani geçişin sakatlanmalara yol açması işten bile değil.

çıplak ayak koşuÇıplak ayak koşunun temelinde yatan özelliklerden biri topuk vurmadan koşmak. Deneyimli çıplak ayak koşucuları koşarken topuklarının üzerinde inmektense ön ve orta ayaklarını kullanıyorlar. Koşucuların tabiriyle; ön ve orta ayak vuruyorlar. Bu pek çok sakatlanmayı önlemeye yarayan bir teknik olarak kabul ediliyor. Koşarken atılan adımlarda topuk üzerine inildiğinde, koşucu kendini aniden durdurmuş oluyor ve yere inildiğindeki tüm fiziksel tepki vücuda yansıyor. Topuk vurarak koşanlar her adımda sert darbeler alıyorlar. Sakatlıklar da işte tam bu noktada baş gösteriyor. Ön ve orta ayak vuranlar ise topuk vuranların yaşadığı ani ve büyük tepkiyi darbeyi emerek yumuşatmış oluyorlar.

Ayrıca çıplak ayak koşarak sadece sakatlanmaları önlemekle ve koşunuzu düzeltmekle kalmıyorsunuz. Ayaklarınız güçleniyor. Ayakkabıların korumaları nedeniyle çalışma fırsatı bulamayan minik kas grupları da çalışıyor. Hızınız artıyor. Duruşunuz düzeliyor.

Kafanıza yattı diyelim. Peki çıplak ayak koşmaya nasıl başlayacaksınız? Öncelikle tekrar hatırlatalım ki, ani bir geçiş olumsuz sonuçlara ve sakatlanmalara neden olabilir. Bu yüzden sabırlı olmalı ve çıplak aya koşu için gereken egzersizleri düzenli uygulayarak bedeninizi hazırlamalısınız. Eğer bir spor eğitmeni ile çalışıyorsanız, bu konuyu ona danışabilirsiniz. Ortopedik bir rahatsızlığınız varsa veya daha önce spor sakatlanması geçirdiyseniz doktorunuza da danışmanızda fayda olacaktır.

çıplak ayak koşuİşte yeni başlayanlar için birkaç öneri;
  • Yalın ayak yürüyün.
  • Duruşunuzu dikleştirin.
  • Adım boyunuzu kısaltın.
  • Düzenli olarak yaptığınız koşunun ilk birkaç dakikasını çıplak ayak yaparak başlayın. Her koşu seansında bu süreyi kontrollü bir şekilde arttırabilirsiniz.
  • Kumsalda koşarak başlayabilirsiniz.
  • Ön ve orta ayakla yere inmeye dikkat edin. Topuk vurmaktan kaçının.
  • Koşu meraklıları ayaklarına düşkünlerdir. Çoğunuzun aklına "Koşarken ayağıma birşey batmaz mı?" sorusu takılmış olmalı. Biraz dikkatli olursanız batmayacağını söyleyebiliriz. Çıplak ayak koşmak zemini en yüksek seviyede hissetmenize neden oluyor. Böylece tabanınız yere değdiği salisede zemini yokluyor ve ister istemez, eğer zeminde ayağınıza batabilecek birşey varsa, adımınızı tamamlamadan devam ediyorsunuz. Temas etmeniz yeterli oluyor.

Asfalt, tartan, kumsal, çimen, patika, toprak... Farketmez. Konsantre olun. Zemini ve ayağınızı dinleyin. Gerisini refleksif olarak hallettiğinizi şaşırarak farkedeceksiniz.

Ayakkabılar fora!

3320 kez okundu.

Son Blog Yazıları

Hayalinizdeki İşe Kavuşabilirsiniz!

Hayalinizdeki İşe Kavuşabilirsiniz!

Kim istemez ki sevdiği işi yapmayı, hayatımızı sürdürmek için çalıştığımız işe giderken her gün belki de bir çoğumuz bunun hayalini kuruyoruz.. Öncelikle severek yapabileceğiniz işin ne olduğunu bulmak gerek eğer bunu biliyorsanız ve kendinizden eminseniz bu güzel bir başlangıç, tebrikler!

17.02.2017
Resimsi Fotoğraf Tekniği; Cyanotype

Resimsi Fotoğraf Tekniği; Cyanotype

Fotoğraf sanatı 19. yüzyılda Yüksek Sanat Dönemi’nden başlayan bir süreçte resim sanatından etkilenmeye başlamış. O zamanki fotoğraf sanatçıları teknik imkanlara bağlı olarak ürettikleri fotoğraflarda hem konu hem de teknik bakımından resimsel fotoğraflar üretmişler.

14.02.2017
Bazı Alışkanlıklarımızı Acilen Bırakmalıyız

Bazı Alışkanlıklarımızı Acilen Bırakmalıyız

Bir çoğumuz başarılı olmak için zaman zaman çok farklı yöntemlere başvurabiliyoruz. Stresimizi azaltmak, motive olabilmek için meditasyonlardan, nefes tekniklerine, hobi edinmeye doğa yürüyüşlerine kadar her şeyi deniyoruz. Hayatınıza işinize yaramayacak, tam tersi sizi hedeflerinizden uzaklaştıracak alışkanlıklar eklemek yerine bazı olumsuz şeyleri analiz edip onları kaldırmayı deneyin.

10.02.2017
Özgün Baskı Sanatı

Özgün Baskı Sanatı

Özgün baskının genellikle, tuval resimleri gibi orjinal olduğu düşünülmez. Oysa ki özgün baskı teknikleri de tıpkı diğer resim sanatları gibi farklı bir üretim aracıdır. Sanatsal baskıda oluşturulan yazılar ve resimler çeşitli malzemeler ve farklı teknikler kullanılarak çoğaltılır.

03.02.2017
Yaratıcılık Doğuştan Gelmez, Geliştirilir!

Yaratıcılık Doğuştan Gelmez, Geliştirilir!

İnsanın yaratıcılığı, var olan şeyleri kullanıp buna düşünce gücünü ekleyerek yeni bir şeye dönüştürmektir. Yani insanın yaratıcılığında yoktan var edilen hiçbir şey yoktur, elimizde mevcut olanlarla mevcut olmayan şeyi oluşturma eylemidir diyebiliriz.

26.01.2017
Çocuk Yetiştirirken Nelere Dikkat Etmelisiniz

Çocuk Yetiştirirken Nelere Dikkat Etmelisiniz

Elbette her ebeveyn başarılı çocuklarının olmasını ister, bu anne babalar için doğal bir arzudur. Ancak bu arzuyu gerçeğe dönüştürebilmek ise tamamen farklı bir konudur. Başarılı ebeveynler olmak için çocuklarımızın aile içi eğitimlerinde nelerden kaçınmalı, nasıl davranmalıymışız şöyle bir bakalım.

24.01.2017
Gözlerini Aç ve Sanatı Keşfet

Gözlerini Aç ve Sanatı Keşfet

Fransız bir sanatçı olan Edward Degas’ın söylediği gibi ‘Sanat sizin ne gördüğünüz değildir, onu başkalarına nasıl gösterdiğinizdir’. Alexa Meade bu sözleri söyleyen sanatçının ölümünden tam 100 yıl sonra bu vizyonu hayata geçirecek yeni bir yol bulmuş. Resimlerinde oluşturmak istediği kompozisyonu neden gerçek bir insan vücuduna uygulayarak yapmayayım ki demiş ve yaşayan 3 boyutlu portrelerini bizlere sunmuş.

20.01.2017
Kağıt Tutkusu

Kağıt Tutkusu

Kağıt hobisi olan biriyle tanışanlar bilirler, onların kullandığı defterler kesinlikle sıradan değildir. Ya el yapımıdır, doğaldır ya da farklı bir çeşit kağıttandır, farklı bir dikişle ciltlenmiştir. Kağıdın kokusu, dokusu yeni bir parfümü koklamak gibidir ve bu durum gerçek bir tutku haline gelmiştir onlar için.

17.01.2017
Pinhole ile Deneysel Fotoğrafçılık

Pinhole ile Deneysel Fotoğrafçılık

Fotoğrafçılık ve kameralar ne kadar gelişse de fotoğrafın temel unsurları ve o karanlık kutu mantığı hala aynı. Pinhole ile fotoğraf çekmek gerçekten eğlenceli ve basit, hem de etkisi farklı ve deneysel çalışmalar ortaya çıkıyor.

13.01.2017
İşinizde Mutlu Değil Misiniz?

İşinizde Mutlu Değil Misiniz?

Bir şekilde hayat şartları ve herkese göre değişiklik gösteren nedenlerden dolayı bir çoğumuzu sevmediğimiz işlere bağlanıp kalıyoruz. Eğer sizin için de durum böyleyse bize kulak verin. Sizi biraz olsun rahatlatacak ve daha iyi motive olmanızı sağlayacak bazı tavsiyelerimiz olacak.

10.01.2017

Önceki blog yazıları

İlginizi çekebilir
Teraryum Atölyesi

Teraryum Atölyesi

İstanbul Çiçek Akademi, gündelik hayatın koşuşturmacasına bir mola vermek isteyen meraklıları, Teraryum ile tanışmaya davet ediyor. Teraryum atölyesi Bostancı'da.
200 TL