Mola verme zamanının geldiğini anlamanın yolları - Blog - Meraklısı İçin
Mola verme zamanının geldiğini anlamanın yolları

Mola verme zamanının geldiğini anlamanın yolları

Çocukken herşey ne kadar kolaydı. Evdeyken öğlen uykusu zamanı, yemek arası, banyo saati hep ya kendi kendini hatırlatırdı ya da anneler "Haydi masaya! Yemek saati!" diye seslenirdi. Okul zamanı ise tenefüs zilleri vardı. Tam gereken zamanda çalan, derse ara verilen, ya da genelde hep erken çalan ve tekrar sınıfa çağıran... Zaman geçip de molalarımızı kendimiz belirleyecek kıvama geldiğimizde, hepimiz biraz şu mola işini elimize yüzümüze bulaştırmıyor muyuz?mola

Özellikle kendi işini yürütenler, ev-ofis ortamında çalışanlar, öğrenciler veya hobiler gibi kişisel meşgaleler ile zaman geçirenleri ilgilendiriyor mola ile ilgili dikkate almamız gerekenler. Genelde ayarlamakta sıkıntı çekiyoruz. Ya işten kaçınmak için zırt pırt mola veriyoruz, ya da tüm enerjimizi tüketene kadar ara vermeden çalışıp duruyoruz. Her iki durumda da performansımız ve işten alacağımız verim düşüyor. Bu gibi durumları önlemek için mola vereceğimiz zamanı doğru ayarlamamız gerekiyor.

Mola dediğimiz aslında erteleme olmasın?

Dikkatimizin dağılması, yorgunluk, zaman sıkışıklığı ve stres gibi faktörler mola aralıklarımızı doğru ayarlamamızı engelliyor. Öncelikle şu molaayrımı doğru yapmak gerek mola ihtiyacımızın esas nedeni erteleme mi, dinlenme ihtiyacı mı?

Yapılan işe bir ara verme isteğinin en sık rastlanan nedenlerinden biri genellikle kendimize itiraf etmekte zorlandığımız, sinsi bir erteleme isteği oluyor. Bu isteğin belli başlı nedenleri arasında yapılan iş ile ilgili beliren endişeler, stresten kaçınma, tembellik veya konsantrasyon bozukluğu sayılabilir. Tüm bu nedenlerle yüzleşip çözüm üretmeden verdiğiniz, "mola" olarak tanımladığınız zaman dilimleri, aslında işten kaçış ve ardından katlanarak büyüyen iş yükü ve stresten başka bir şey olmayacaktır.

mola

Mola vermenin asıl amacı ise dinlenme ihtiyacıdır. Çalışmanın orta yerinde beliriveren bu ihtiyaç esasen yapılan işe tekrar odaklanmak amacını taşır. En azından ideali budur. Ara verdikten sonra tekrar çalışmaya döndüğünüzde, moladan öncekine kıyasla performansınızda bir artış gözlemleyemiyorsanız ya yanlış zamanda ve yanlış nedenlerle mola vermiş, ya da mola için ayırdığınız zaman dilimini verimli geçirememiş olabilirsiniz.

Erteleme isteği ve dinlenme ihtiyacı arasındaki farkı kavrayıp, kendinize dürüst davranarak mola verdiğinizde, çalışmak daha keyifli bir hal alacaktır.

Kimileri ise mola vermesi gereken zaman aralıklarını tamamen görmezden gelerek durmaksızın çalışır, ki bu da ayrı bir dert olur çoğu zaman. Yine de mola verme zamanını size bildiren, derinlerden çalan bir tenefüz zili vardır mutlaka.

İşte buna kulak vermenizi sağlayacak, aslında bir araya ihtiyacınız olduğunun işaretleri.

Molaya ihtiyacınız olduğunda...

  • Harekete geçmek, karar almaktan daha uzun sürer.

molaPek çok karar alıp hiçbirini uygulayamıyorsunuzdur. Sürekli yapılacaklar listesine yeni maddeler ekleyip çoğunu uzun süre listede bekletiyorsunuzdur. Saatleriniz ve hatta günleriniz düşünerek, ancak bu düşüncelere tepki oluşturacak eylemleri gerçekleştirmeden geçiyor olabilir.

  • Mola verme fikri korkunç gelir.

Bunca işin uğraşın arasında, ne molası?! İşler çoktan boyunuzu aşmış gibi geliyorsa, can havliyle çalışırsınız. Durup biraz ara verme fikri bile tüyler ürpertir, çünkü birikmiş bir stres ve işleri yetiştirememe endişesi sizi boğmuş olabilir. Aslında tam da böyle zamanlarda çalışmaya ara vermek gerekir ki masabaşına dönüşünüz muhteşem olsun.

  • Yakınlarınızdan biri mola vermenizi söyler.

Size herşey tıkırında gibi gelebilir. Güzel güzel çalışıyorsunuzdur ve molaya aslında hiç de ihtiyacınız yoktur. Ama işler dışarıdan pek de öyle görünmüyor olabilir. İş ortağınız, anneniz, eşiniz ya da ev arkadaşınız gibi sizi çalışırken yakınen gözlemleyebilen biri sizden ara vermenizi istiyorsa, bunu ciddiye almalısınız. Mutlaka geçerli bir nedeni vardır. Alnınızda biriken teri, darmadağınık masanızı, sabahtan beri ağzınıza bir lokma koymadığınızı belki siz farketmiyor olabilirsiniz. Ama onlar farkederler.

  • Herşey çalışmanızı aksatıyormuş gibi gelir.

Su içmek, yemek yemek, hatta tuvalete gitmek gibi en temel ihtiyaçlarınız bile vakit kaybı gibi geliyordur. "Şunu da bitireyim, ondan sonra yemek yerim" gibi ertelemeler aslında ara verdiğinizde dikkatinizin dağılıp çalışmaya geri dönemeyceğinize dair endişelerinizi ve stresinizi yansıtır. Bu gibi düşünceler ise mola zamanının geldiğinin en belirgin işaretlerindendir.

  • "Hayır"dan çok "Evet" dersiniz.

pmola Kafanızın içinde şöyle diyaloglar döner durur: "Oldu mu?" diye sorarsınız kendinize. Cevap "Yok ya, sanki tam olmadı gibi..." ya da "Evet, evet. Bu tamamdır. Devam!" olur. Kendinizi yaptığınız işle ilgili yokladığınızda verdiğiniz olumsuz cevaplar özeleştiriden kaynaklanır, ki bu çoğu zaman olumlu bir durumdur. Böyle cevaplar verdiğinizde daha iyisini yapmak için kendinizi motive eder, işe daha fazla zaman ve emek harcarsınız. Her aşamadan sonra şak diye onay cevabını yapıştırmanız ise son dakikacılık veya yorgunluktan kaynaklanıyor olabilir. Artık bir an önce işi bitirmek veya sıradakine geçmek istiyorsunuzdur. Eğer "Evet"leriniz "Hayır"larınızdan ağır basıyorsa, bir mola verip sonrasında yaptıklarınızı gözden geçirmek için fırsat yaratmanın tam zamanıdır.p

  • Sık sık ne yapacağınızı unutursunuz.

Bilgisayarınızı açarsınız, neden açtığınızı unutursunuz. Yerinizden kalkıp mutfağa gidersiniz, niye gittiğinizi unutursunuz. İş arkadaşınızı ararsınız, ne konuşacağınızı unutursunuz. Gözlüğünüzü kaybeder durursunuz. Etrafta koşturup durursunuz ama ne yapacağınızı çoktan unutmuşsunuzdur. Aslında bir e-posta göndermeniz gerekiyordur. Susamışsınızdır. Toplantı ayarlayacaksınızdır. Gözlüğünüz zaten gözünüzdedir. Bunların tamamı dikkat dağınıklığı ve yorgunluk belirtileridir. Bu kafa dağınıklığıyla çalışmaya devam etmek çok yerinde olmayacaktır. Ara verme zamanı gelmiştir.

Eğer bahsettiğimiz bu durumlarla karşılaştığınız bir anı yakalarsanız, işte o an mola vermek için en doğru zamandır.

Molalarınızı daha keyifli ve verimli geçirebilmek için Mola vermenin alternatif yollarını anlattığımız yazımızı okumanızı öneriyoruz.

2478 kez okundu.

Son Blog Yazıları

Pinhole ile Deneysel Fotoğrafçılık

Pinhole ile Deneysel Fotoğrafçılık

Fotoğrafçılık ve kameralar ne kadar gelişse de fotoğrafın temel unsurları ve o karanlık kutu mantığı hala aynı. Pinhole ile fotoğraf çekmek gerçekten eğlenceli ve basit, hem de etkisi farklı ve deneysel çalışmalar ortaya çıkıyor.

13.01.2017
İşinizde Mutlu Değil Misiniz?

İşinizde Mutlu Değil Misiniz?

Bir şekilde hayat şartları ve herkese göre değişiklik gösteren nedenlerden dolayı bir çoğumuzu sevmediğimiz işlere bağlanıp kalıyoruz. Eğer sizin için de durum böyleyse bize kulak verin. Sizi biraz olsun rahatlatacak ve daha iyi motive olmanızı sağlayacak bazı tavsiyelerimiz olacak.

10.01.2017
Kaligrafi ve Grafiti Sanatı Bir Arada

Kaligrafi ve Grafiti Sanatı Bir Arada

Kaligrafi sanatı, eski çağlardan beri her medeniyetin kendi kültürü ile özdeşleştirerek kendine has olarak geliştirdiği bir güzel yazı sanatıdır. Bir gün el Seed adında bir sanatçı İslami kültürünün sanatı olan kaligrafi/hat sanatını Batı kültürü’nün grafiti sanatı ile birleştirmiş. İşte bu yeni tarzın adı Kaligrafiti.

04.01.2017
İsveçli Bir Marka ve İkonik Çantası Kanken

İsveçli Bir Marka ve İkonik Çantası Kanken

Günümüzde oldukça ikonik bir parça olan Fjallraven markasının yarattığı Kanken çantalar kadın erkek dinlemeden Dünya'nın her köşesine yayılmış durumda. Tasarım ile bir ilişiği olan ya da sırtına birsürü eşyasını doldurarak gezmeyi çok seven insanların vazgeçemediği bir parça. Anlatmaya önce Fjallraven markasının hikayesinden başlayalım.

22.12.2016
Yeni Hobimiz Akvaristlik Mi Olsa?

Yeni Hobimiz Akvaristlik Mi Olsa?

Fanusun içinde bir kaç küçük japon balığı ile başlar genelde bu hikaye. Sonra ısıtıcısız, havasız küçük bir akvaryuma bir kaç balık daha ekleyerek, sonrasında da her türlü alet edevatıyla tam tekmil bir akvaryuma kadar gider.

15.12.2016
Kartpostalları Hatırlayan Kaldı Mı?

Kartpostalları Hatırlayan Kaldı Mı?

İşten eve geldiğimizde posta kutumuzda bir kartpostal bulmak nasıl bir gülümseme sebebiydi. Yılbaşlarını, bayramları anlamlandıran o kartpostalların arkasına yazılmış kısacık mesajlardı.

09.12.2016
Tatlı Bir Hikaye: Çikolata

Tatlı Bir Hikaye: Çikolata

Çikolata denildiğinde bile insan bir mutlu oluyor sanki, çikolatanın mutlulukla kesinlikle bir ilgisi var zaten orasını tartışmıyoruz bile ! :)

06.12.2016
Kış'ın Keyfini Nerede Çıkarmalı?

Kış'ın Keyfini Nerede Çıkarmalı?

Bu mevsimde koşa koşa sıcacık evlerimize gitmek, pijamalarımızı giyip keyif yapmak isteriz genellikle. Ama öyle evlere kapanıp havaların ısınmasını bekleyerek kışı geçirmek olmaz, bu mevsimin tadını çıkarmayı da bilmek lazım.

28.11.2016
Su ile Nasıl Tedavi Olabiliriz?

Su ile Nasıl Tedavi Olabiliriz?

Su, vücut ve ruh sağlığımızın anahtarıdır. Susuz kaldığımızda organlarımız yeterli çalışmaz, kendimizi zayıf ve uyuşuk hissederiz. Oysa vücudumuzun düzgün ve verimli çalışması için yapabileceğimiz şeyler vardır. Bunlardan en kolay olanı da sabah uyandığımızda su içmektir.

16.11.2016
Kendin Yap! 7 - Rengarenk Defterler

Kendin Yap! 7 - Rengarenk Defterler

Ne kadar ileri teknolojiye sahip olursak olalım defterler hayatımızın bir köşesinde mutlaka hala bulunuyor. İster not defteri olsun, ister ajanda, okul defteri, eskiz defteri veya günlükler..

10.11.2016

Önceki blog yazıları

İlginizi çekebilir
Teraryum Atölyesi

Teraryum Atölyesi

İstanbul Çiçek Akademi, gündelik hayatın koşuşturmacasına bir mola vermek isteyen meraklıları, Teraryum ile tanışmaya davet ediyor. Teraryum atölyesi Bostancı'da.
200 TL