Bir Meditasyon Dansı: Poi - Blog - Meraklısı İçin
Bir Meditasyon Dansı: Poi

Bir Meditasyon Dansı: Poi

Poi Dansı enteresan bir dans olmakla beraber son yıllarda oldukça popülerleşti. Özellikle psychedelic ve trans müzik severler için başta gelen hobilerden biri oldu. Bu tür müziklerin çalındığı festivallerde müzik, poi dansının neon ışıklı toplarına inanılmaz uyumlu bir backgraund oluyor. Bu yüzden underground festivallerin vazgeçilmezi. Rengarenk topların ahenkle çevrilişi, yapan kişi için danstan da öte bir meditasyon hali gibi görünüyor ve izleyenler de kapılıp gidiyor. Poi çevirmek bu sebeple merak uyandırıyor.

Peki nereden çıkmış bu dans? Önceleri kimler, ne amaçla yaparmış bir de ona bakalım. Bu dans yıllar önce Yeni Zelanda'da Maori insanları tarafından erkeklere savaşta güç ve koordinasyon yetisi kazandırmak için kullanılıyordu. Dinamik hareket yetilerini bu şekilde geliştiriyorlardı. Kadınlar ise dokuma yaparken ellerininin esneklik kazanması amacıyla yapıyordu. O zamanlar kutsal savaş dansı olarak ortaya çıkmış bu dans stili şimdilerde bir performans sanatı ve meditasyon yöntemi. Poi o günlerden itibaren Yeni Zelenda'dan Avusturalya'ya yayılmış, İngiltere'de geliştirilmiş ve orada bir terapi yöntemi olarak kullanılmaya başlamış. Ergenlik çağlarındaki gençlerin odaklanma sorunlarını gidermek ve gerginliklerini azaltmak için uygulanıyormuş.

maori poi

Poi'nin bir de kelime anlamına bakacak olursak ipin ucuna bağlanmış ağırlık anlamına geliyor. Ancak poi elde etmeniz için ip yerine herhangi bir şey de kullanabilirsiniz, uçlarına ağırlık bağlamanız yeterli. Kumaş yada eşarbın ucuna renkli toplar bağlayarak da poi elde edebilirsiniz ya da diz altı çoraplarınızın uçlarına ağırlık bağlayıp düğümleyerek:) Ateşli poi dansı gösterisi yapanlar da poilerini kendilerini yapmak isterlerse, klozet zincirleri gibi bir zincir elde edip bunların ucuna tenis toplarını geçiriyor, tenis toplarını alkole batırıp yakıyorlarmış. Poi görsel bir show olarak yapan kadar izleyenlere de oldukça keyif veren bir dans. Ateşli, kuyruklu, kanatlı, fosforlu ve ışıklı olmak üzere beş çeşit poi bulunuyor, nasıl görünmesini istiyorsanız öyle hazırlıyorsunuz. İdeal boy el hizanızdan omzunuza kadar olan mesafede bir poi ile çalışmak.

poi dansı

Poi çevirmenin farklı stilleri de var;

Chase(takip): Bu stilde kumaş bileğe dolanıp eller arkada birleştiriliyor ve poi geriye doğru çevriliyor.
Butterfly(kelebek): Kumaşlar bileğe dolandıktan sonra öne bir adım atılarak poi çapraz çevriliyor.
Fountain(çeşme): Kumaş bileğe dolandıktan sonra eller havaya kaldırılarak, poinin bir ucu öne, bir ucu arkaya doğru hareket ettiriliyor. 
Flower(çiçek): İki el ile daireler çizilerek hareket ettiriliyor, bu hareket başın üzerinde de yapılıyor.

poi poi
Bu dans insanı tamamen kendiyle başbaşa bırakıyor, dansı yaparken başka birşey düşünmek mümkün değil hatta bir süre sonra topları çevirip dans ettiğinizi bile unutacak kadar derin trans hallerine geçiyorsunuz. Zaten en önemlisi poi çevirdiğinizi unutmak, sadece arka plandaki müziğe kapılmak, bedenin ritmiyle ona eşlik etmek ve nefeslerinize odaklanmak. Hatta bir süre sonra gözlerinizi kapatarak bile devam edebiliyorsunuz. Günlük sorunlarınızdan uzaklaşıp zihninizi boşaltıyor ve sonrasında tazelenme hissini yaşıyorsunuz. 

poi dansı

Uğraşıcılarına çok şey öğreten ve çok faydası olan bir şey poi çevirmek. Vücudunuzun özellikle ellerinizin esnekliği için çok faydalı olduğunu söylememize gerek bile yok. Ayrıca vücudunuzdaki kas gücünü de arttırıyor. En önemli özelliği ise bu dansın uygulayıcılarının odaklanma ve ritim duygusunu geliştirmesi. Poi çevirirken eller ve vücut muhteşem bir şekilde koordine oluyor. Çevrilen toplar ile vücudun hareketleri dengeyi sağlamayı ve odaklanmayı gerektiriyor. Performans içerisinde zihniniz berraklaşıyor. Beynin sağ ve sol yarım küreleri arasındaki mücadele gerçeklik ve bilinçaltı mücadelesine dönüşüyor ve adeta transa geçiyorsunuz. Yoga ve meditasyon ile de ilgilenip yapıyorsanız, poi çevirmek bu ikilinin bir tamamlayıcısı olabilir.

İzlerken insan hem büyüleniyor hem de nasıl yapılır bu hareketler diye hayretler ediyor. Ben bu yazıyı yazmak için bir çok poi videosu izledim ve şimdi ben neden yapmayayım ki demeye başladım. Sanırım evde kendime çoraplardan bir poi yaparak denemelere başlayacağım. Siz de bu yazıyı okuduktan sonra videolara dalarsanız eğer kendinizi evde çoraplarınızın ucuna ağırlık doldururken bulabilirsiniz, benden söylemesi:)

1320 kez okundu.

Son Blog Yazıları

Gözlerini Aç ve Sanatı Keşfet

Gözlerini Aç ve Sanatı Keşfet

Fransız bir sanatçı olan Edward Degas’ın söylediği gibi ‘Sanat sizin ne gördüğünüz değildir, onu başkalarına nasıl gösterdiğinizdir’. Alexa Meade bu sözleri söyleyen sanatçının ölümünden tam 100 yıl sonra bu vizyonu hayata geçirecek yeni bir yol bulmuş. Resimlerinde oluşturmak istediği kompozisyonu neden gerçek bir insan vücuduna uygulayarak yapmayayım ki demiş ve yaşayan 3 boyutlu portrelerini bizlere sunmuş.

20.01.2017
Kağıt Tutkusu

Kağıt Tutkusu

Kağıt hobisi olan biriyle tanışanlar bilirler, onların kullandığı defterler kesinlikle sıradan değildir. Ya el yapımıdır, doğaldır ya da farklı bir çeşit kağıttandır, farklı bir dikişle ciltlenmiştir. Kağıdın kokusu, dokusu yeni bir parfümü koklamak gibidir ve bu durum gerçek bir tutku haline gelmiştir onlar için.

17.01.2017
Pinhole ile Deneysel Fotoğrafçılık

Pinhole ile Deneysel Fotoğrafçılık

Fotoğrafçılık ve kameralar ne kadar gelişse de fotoğrafın temel unsurları ve o karanlık kutu mantığı hala aynı. Pinhole ile fotoğraf çekmek gerçekten eğlenceli ve basit, hem de etkisi farklı ve deneysel çalışmalar ortaya çıkıyor.

13.01.2017
İşinizde Mutlu Değil Misiniz?

İşinizde Mutlu Değil Misiniz?

Bir şekilde hayat şartları ve herkese göre değişiklik gösteren nedenlerden dolayı bir çoğumuzu sevmediğimiz işlere bağlanıp kalıyoruz. Eğer sizin için de durum böyleyse bize kulak verin. Sizi biraz olsun rahatlatacak ve daha iyi motive olmanızı sağlayacak bazı tavsiyelerimiz olacak.

10.01.2017
Kaligrafi ve Grafiti Sanatı Bir Arada

Kaligrafi ve Grafiti Sanatı Bir Arada

Kaligrafi sanatı, eski çağlardan beri her medeniyetin kendi kültürü ile özdeşleştirerek kendine has olarak geliştirdiği bir güzel yazı sanatıdır. Bir gün el Seed adında bir sanatçı İslami kültürünün sanatı olan kaligrafi/hat sanatını Batı kültürü’nün grafiti sanatı ile birleştirmiş. İşte bu yeni tarzın adı Kaligrafiti.

04.01.2017
İsveçli Bir Marka ve İkonik Çantası Kanken

İsveçli Bir Marka ve İkonik Çantası Kanken

Günümüzde oldukça ikonik bir parça olan Fjallraven markasının yarattığı Kanken çantalar kadın erkek dinlemeden Dünya'nın her köşesine yayılmış durumda. Tasarım ile bir ilişiği olan ya da sırtına birsürü eşyasını doldurarak gezmeyi çok seven insanların vazgeçemediği bir parça. Anlatmaya önce Fjallraven markasının hikayesinden başlayalım.

22.12.2016
Yeni Hobimiz Akvaristlik Mi Olsa?

Yeni Hobimiz Akvaristlik Mi Olsa?

Fanusun içinde bir kaç küçük japon balığı ile başlar genelde bu hikaye. Sonra ısıtıcısız, havasız küçük bir akvaryuma bir kaç balık daha ekleyerek, sonrasında da her türlü alet edevatıyla tam tekmil bir akvaryuma kadar gider.

15.12.2016
Kartpostalları Hatırlayan Kaldı Mı?

Kartpostalları Hatırlayan Kaldı Mı?

İşten eve geldiğimizde posta kutumuzda bir kartpostal bulmak nasıl bir gülümseme sebebiydi. Yılbaşlarını, bayramları anlamlandıran o kartpostalların arkasına yazılmış kısacık mesajlardı.

09.12.2016
Tatlı Bir Hikaye: Çikolata

Tatlı Bir Hikaye: Çikolata

Çikolata denildiğinde bile insan bir mutlu oluyor sanki, çikolatanın mutlulukla kesinlikle bir ilgisi var zaten orasını tartışmıyoruz bile ! :)

06.12.2016
Kış'ın Keyfini Nerede Çıkarmalı?

Kış'ın Keyfini Nerede Çıkarmalı?

Bu mevsimde koşa koşa sıcacık evlerimize gitmek, pijamalarımızı giyip keyif yapmak isteriz genellikle. Ama öyle evlere kapanıp havaların ısınmasını bekleyerek kışı geçirmek olmaz, bu mevsimin tadını çıkarmayı da bilmek lazım.

28.11.2016

Önceki blog yazıları

İlginizi çekebilir
Teraryum Atölyesi

Teraryum Atölyesi

İstanbul Çiçek Akademi, gündelik hayatın koşuşturmacasına bir mola vermek isteyen meraklıları, Teraryum ile tanışmaya davet ediyor. Teraryum atölyesi Bostancı'da.
200 TL